Genel

“ÇİN MUCİZESİ”NİN ARKASINDAKİ KUVVET ÇİN KOMÜNİST PARTİSİ 100 YAŞINDA

Türkiye – Çin diplomatik ilişkilerinin 50. Yılı ve Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 100. Yılı nedeniyle 22 Mayıs 2021 günü USMER, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Türk-Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği, BRIQ Dergisi ve Teori Dergisi işbirliği ile “Çin Mucizesinin Arkasındaki Kuvvet Çin Komünist Partisi 100 Yaşında” başlığıyla çevrimiçi  konferans gerçekleştirildi. Dört oturumda on yedi katılımcının bulunduğu etkinlikte Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek ve Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin de konuşmacı olarak yer aldı.  

“ÇKP’nin 100 Yıllık Deneyiminin Uluslararası Önemi” başlıklı ilk oturumda Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek sözlerine ÇKP’nin sosyalizmi inşa pratiğinin insanlığa umut olduğunu ve iyimserlik ateşi verdiğini ifade ederek başladı. Perinçek, Çin’in köylü kitlelere dayanan bir devrim modeli ürettiğini, fedakar Çin milletinin seferberliği ile işgalci Japon emperyalistlerini ve ardından Amerikan emperyalistlerini alt ettiğini, devrimin kapitalizmin geliştiği ülkeler yerine emperyalizmin baskısı altındaki ülkelerde gerçekleşeceği teorisinin örneği olarak büyük başarılara imza attığını söyledi. ÇKP ile Vatan Partisi’nin 1970’lerden bu yana devam eden ilişkilerini ve Çin ile Türkiye’nin birbirine benzerliklerini anlatan Doğu Perinçek imparatorluk geleneği, bağımsız başı dik yaşama tarihi olan bu iki Asyalı ülkeyi Kuşak-Yol projesinin birleştirdiğini belirtti. Yeni bir dünyanın eşiğinde ÇKP ile Vatan Partisi arasındaki beraberliğin tarihi görevler yapacağını, Asya’dan yükselen yeni uygarlığın kuruluşunda Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük işler yapacağını vurguladı.  

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin, 100 yıllık tarihi ile ÇKP’nin başarılarının ardında partinin kendi kendisini yönetmesi olduğunu ifade etti. ÇKP’nin kendi ülkesinde olduğu kadar bütün dünya ülkeleri için eşitlikte ısrar ettiğini ve bunun için uluslararası ölçekte sorumlulukların dikkate alındığını söyleyen Shaobin, kendi modellerini veya kendi ideolojilerini ithal etmeyeceklerinin, hiçbir ülkenin başka bir ülkeyi değiştirmeye hakkı olmadığının altını çizdi. Çin ve Türkiye’nin köklü medeniyet geçmişlerine, bağımsızlık mücadelelerine ve ortak çıkarlarına dikkat çeken Lio Shaobin, batı merkezli bazı zorluklar karşısında Çin ve Türkiye’nin birbirlerinin öne çıkan hassasiyetleri ve çıkarları ile ilgili karşılıklı destek sağlaması gerektiğini belirtti, insanlığın ortak kader birliği anlayışıyla Türkiye ile işbirliğini arttırarak dünya ekonomisine katkı sağlamaya hazır olduklarını söyledi. 

BRIQ danışma kurulu üyesi Faik Işık, konuşmasına, hazırladıkları Çin milli marşının çeşitli Türk enstrümanlarıyla çalındığı bir video gösterimi ile başladı ve ülkeler arasında düşmanlık yaratmak isteyen odaklara karşı iki ülke arasındaki dostluğu ve kardeşliği pekiştirmenin önemini örneklerle anlattı. 

“ÇKP’nin iki yüzyıl yıl hedefleri” başlıklı ikinci oturumda, Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve Vatan Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, tarihsel ömrünü tüketen emperyalist sistemin toplumsal ömrünün de sona ermesi için hayatın her alanında ona alternatif bir sistemin oluşturulması gerektiğini ve bugün Asya’dan yükselen yeni uygarlığın kuruluşunda Çin Halk Cumhuriyeti’nin ÇKP önderliğinde en önde yer aldığını belirtti. Üretim ilişkilerini milletin üretim gizilgücünü en üst düzeyde açığa çıkaracak şekilde düzenlemesiyle Çin’in ilk yüzyıl hedeflerine ulaştığını söyleyen Koray, 2049 için her anlamda modern olan bir sosyalist topluma ulaşılması ve Çin’in güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş, uyumlu bir toplum haline getirilmesi hedeflerine yönetenler ile yönetilenler arasındaki ayrımın azaltılmasıyla ulaşılabileceğini ve Çin deneyinin kendine özgü yanlarıyla birlikte insanlığın gelişmesi konusunda çok önemli bir deneyimi yansıttığını ifade etti. 

Türk-Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Başkanı Adnan Akfırat, Çin’in orta halli refah toplumu olma hedefine mutlak yoksulluk sınırı altında yaşayan nüfusun sıfırlanmasını sağlayarak ulaştığını söyledi, ÇKP’nin yoksulluk içinde yaşayan halkı özgürleştirerek, üretici niteliklerini geliştirerek, tekrar yoksullaşmasının önüne geçecek beceriler kazandırarak olanaklar  sunarak bu başarıyı elde ettiğini vurguladı. Akfırat, Çin’in 2049 hedefleri arasında niteliğe odaklanarak kaliteyi geliştirme ve her türlü eşitsizlikle mücadele etmenin yer aldığını belirtti. ÇKP’nin öncü rolüne dikkat çeken Adnan Akfırat insanlığın umudu olan bir parti olarak nitelendirdi.  

Kadın mücadelesi insanlık mücadelesi olduğunu belirten ve Çin’in insanlığa sunduğu yeni uygarlık anlayışı ile Türkiye’de CKD’nin önderliğinde yürütülen milli kadın hareketinin kesişen noktalarını anlatan Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür neoliberal feminizm ile mücadelede iki ülkenin yakın temasının ve ortak çalışmaların gerekliliğini vurguladı. 

“Çin’in Ekonomik Modelinin Evrenselliği” bağlığını taşıyan üçüncü oturumda Ufuk Üniversitesi Çin Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Sencer İmer, konuşmasına Çin’in 21. yüzyılın başat gücü olduğu tespitiyle başladı. İmer, Çin’in bağımsızlık hedefi koyması, planlı kalkınmayı esas alması, ülke insanlarını motive etmesi, adil yönetim ve iyi eğitim sağlaması, vatanseverliği öne çıkarması, ihracata önem verilmesi, tutumlu olması ile bu güce ulaştığını söyledi. Çin modelinin karma ekonomi, ekonomik bağımsızlık ve insani kalkınma yönleriyle evrensel olduğunu ifade eden Sencer İmer, bu modelin Atatürk döneminde Türkiye’de de uygulanmış olduğunu vurguladı. 

İstinye Üniversitesi Kuşak Yol Girişimi Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Efe Can Gürcan, Çin deneyiminin coğrafi, demografik ve siyasi güçlüklere karşın elde edilen tarihi bir başarı olması nedeniyle bir mucize olarak nitelendirildiğini belirtti. Bu mucizeyi gerçekleştirmeyi mümkün kılan formülü kamucu bir devlet modeli altında yürütülen bilim ve teknoloji merkezli bir üretim devrimi, dengeli kalkınma yaklaşımı ile sosyo-kültürel ve ekolojik yaşam kalitesine verilen önem, kendi başına hareket etmeyi sağlayan bir bağımsızlık modeli, ÇKP’nin önderliği olarak ifade etti.  

Teori Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kuntay Gücüm sömürgecilik ve emperyalizmin geride kalmakta olduğu, küresel kurumların ve küresel ilişkilerin nasıl demokratikleştirilebileceğinin tartışıldığı 21. yüzyılda ezilen devletlerin mücadelelerinin ve Çin’in başarılarının insanlığın ilerlemesine yaptığı katkılara dikkat çekti, Çin mucizesinin ardında tarihsel birikimin bilimsel teorinin buluşması olduğunu söyledi. Gücüm, önceki yüzyıllardan farklı olarak mali kaynakların çok yönlü hareket ettiği günümüzde Çin’in kamu mülkiyetine öncü roller yükleyerek dünya ölçeğinde başarılar elde ettiğini belirtti. Asya’nın iki kapısı olarak Çin ve Türkiye’nin işbirliğinin önemine ve iki ülkenin ortak çıkarlarına değinen Kuntay Gücüm,  Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nin başta ekonomi olmak üzere çeşitli alanlardaki potansiyelini açıkladı. 

“ÇKP’nin Toplumsal Ve Kültürel Alanlardaki Katkıları” konulu son oturumda Şanghay Uluslararası Araştırmalar Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Han Zhimin, ÇKP’nin Çin kültürünün dönüşümü ve inovatif ilerlemesi için yoğun bir çaba gösterdiğini belirtti. ÇKP’nin “halkı merkeze alma” siyasi düşüncesini esas aldığını ifade eden Zhimin, ÇKP’nin barış, kalkınma, işbirliği, ortak kazanç ilkeleriyle Kuşak Yol Projesini hızlandırma, insanlığın ortak kader topluluğunu kurma amaçlarını taşıdığını; bununla birlikte uluslararası diplomaside yakınlık, dürüstlük, cömertlik, hoşgörü ilkelerine dayandığını anlattı. Han Zhimin, bir ülkenin kalkınmasının ve halkın refahının milli kültürün gelişmesine bağlı olduğunun altını çizdi.  

Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Caner Karavit, bireysel ve toplumsal verimliliğin hammadde, işgücü, sermaye gibi girdiler ile ürün, hizmet gibi çıktıların yanı sıra kültürel katkı ile doğrudan ilişkili olduğu tespitiyle konuşmasına başladı. Çin’de birçok ülkeden farklı olarak kültürel ve sanatsal faaliyetlerde ortaklaşmanın, kolektif çalışma kültürünün öne çıktığını belirten Karavit,  Çin’in dünyanın en büyük sanat bölgelerine sahip olduğunu ve geleneksel sanatın çağdaş yorumunu çok başarılı bir yöntem uyguladığını açıkladı. 

Şair, Teori ve BRIQ yayın kurulu üyesi Hüseyin Haydar, sanatın ve sanatçının ülkenin tarihsel birikimi ile ortaya çıktığını, ithal sanat anlayışına karşı bağımsız sanatın önemini ifade etti.  

USMER Başkanı Utku Reyhan etkinliğin kapanış konuşmasında 1921 yılında emperyalizme, sömürüye, işgale ve eşitsizliklere karşı mücadele azmiyle kurulan ÇKP’nin aradan geçen 100 yılın ardından dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında gelen Çin’e önderlik ettiğini, bunun Türkiye ve dünyanın bütün halkları açısından eşsiz pratikler içerdiğini ifade etti. ÇKP’nin disiplinli bir öncü parti olması ve tarihsel kökleri derin bir örgütlülüğe dayanmasının Çin mucizesin ortaya çıkışındaki önemine dikkat çeken Reyhan, Çin’in insanca bir kalkınma ve refahın barışçı bir şekilde nasıl olabileceği konusunda örnek yarattığını belirtti.  

Etkinliğin tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:

Etiketler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı