Raporlar

Kuşak ve Yol Girişiminin Finansmanı Alternatif Bir Gelişme Modeli

Hazırlayan: Mehmet Enes Beşer

Kuşak ve Yol, (一带一路, yidai yilu) Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2013 yılının son aylarında “yüzyılın projesi” başlığıyla duyurduğu Modern İpek Yolu konseptini içeriyor. Girişimin finansmanı birçok uzman tarafından yalnızca bir altyapı projeleri finansman sistemi değil aynı zamanda küresel düzeyde alternatif bir gelişme modeli olarak görülüyor.

Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında yapılacak yatırımlar ile hem bölgeler arası etkileşimin artırılması hem de Çin’in ihracat kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Girişimin doğrudan ve dolaylı olarak etkileyeceği ülkeler hesaba katıldığında, dünyada bilinen enerji kaynaklarının %75’i, nüfusun %70’i ve gayri safi milli hasılanın %55’i tabloya girmektedir. Bu haliyle girişimi, yalnızca altyapı yatırımları ve krediler üzerinden ele almak yerine, Çin’in dışa açılma hamlesinin ve yeni dış politika vizyonunun en önemli araçlarından biri olarak görmek daha doğru olacaktır.

Kesintisiz Ticaret Ağı

KYG ile hedeflenen “kesintisiz ticaret ağı” hayata geçtiğinde, ticaretin tüm taraflarının yatırımlar ve artan ticaret hacmi ile projeyi bir “kazan-kazan” formülü şeklinde ele alacağı ön görülmektedir. Tüm bu etkenlerle, Çin’in yükselen etkinliğinin, bölgede bir tür soft power şeklinde ortaya çıkacağı açıktır. Bu bakımdan Asya’da Rusya ve Hindistan gibi bölgesel güçler, Çin’in artan etkinliğine karşı KYG’ye temkinli yaklaşmaktadır. Avrupa Birliği ise, ticareti canlandırma hedefini paylaşmakla birlikte, iç piyasasını koruma konusunda önceliklere sahiptir.

KYG ile Çin’den Asya, Afrika ve Avrupa’ya oldukça düşük gümrük bedelleriyle hızlı biçimde mallarını ulaştırabilmesinin Çin’in hem ihracat kapasitesini olağanüstü derecede yükselteceği hem de bölgedeki politik etkinliğine seviye atlatacağı değerlendirilmektedir. Çin’in alt yapı ve üretim kapasitesini rota üzerindeki 68 ülkeye bağlaması ön görülen Girişim, birbiriyle bağlantılı kara ve deniz yolları sisteminden meydana gelmektedir. Rota üzerindeki ülkelerin nüfusu 4,4 milyarı bulmaktadır. Girişim, Devlet Başkanı Xi Jinping’in Çin’in dışa açılma stratejisinin en önemli ayağı olarak öne çıkmakta ve yeni dönemde ülkenin dış politika vizyonunun sacayaklarından biri olarak değerlendirilmektedir. Girişimin rotası üzerinde bulunan çok sayıda otoyol, liman ve havalimanı Çinli işletmeler tarafından inşa edilmekte, işletilmekte veya satın alınmaktadır. 1999’da gündeme gelen dışarı çıkma (zouchuqu) stratejisinin devamı olarak yürütülen bu süreçte doğrudan ve dolaylı olarak dünya nüfusunun yaklaşık 4’te 3’ünün etkilenmesi beklenmektedir.

İpek Yolu Fonu

2013-2017 arasında, Çin devletine ait 50 şirketin KYG kapsamında 1700 proje yürüttüğü açıklanmıştır.[1] Yalnızca Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (ÇPEK) 46 milyar dolara mal olduğu göz önüne alındığında, projelerin mali açıdan devasa bir boyuta sahip olduğu açığa çıkmaktadır. 2014 yılında KYG girişiminin finansmanı için 57 ülkenin katılımıyla İpek Yolu Fonu (Silk Road Fund/SRF) kuruldu. İlk etapta 40 milyar dolar kaynağın ayrıldığı fonun, girişim kapsamında hayata geçirilecek kritik yatırımları finanse etmesi beklenmektedir. 2017 yılında, ekstra 113 milyar dolarlık bir kaynağın daha aktarılacağı Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından açıklanmıştır. Fonun etkinlik alanına giren yatırımlar arasında Çin-Moğolistan-Rusya, Çin-Orta Asya, Hindiçin Yarımadası, Çin-Pakistan ve Bangladeş-Çin-Hindistan-Myanmar hatlarındaki altyapı ve ulaşım projeleri bulunmaktadır.[2]

Asya Altyapı Yatırım Bankası

2014 sonuna gelindiğinde ise yine Çin’in liderliğinde 100 milyar doları aşkın bir yatırımla Asya Altyapı Yatırım Bankası (Asian Infrastructure Investment Bank/AIIB) kuruldu. Bankanın kademeli olarak yatırımları artırması planlandı. Buna göre, 2016’da 1,5 ila 2, 2017’de 3 ila 5 milyar dolar fon ayırdığı açıklanan bankanın 2018’de 10 milyar dolara yakın yatırım yapması beklenmektedir.[3] Ayrıca Çin, bir BRICS[4] inisiyatifi olan Yeni Kalkınma Bankası’na (New Development Bank/NDB) Girişim kapsamında 10 milyar dolarlık bir yatırım yapacağını açıklamıştır.

SRF, AIIB ve NDB’nin ulus-üstü finansal yapıların,  Girişimin finansmanındaki üç sacayağını oluşturduğu söylenebilir. Bir başka dikkat çeken nokta da Çin tarafının çoğunlukla kamu iktisadi teşebbüsleri vasıtasıyla projelerde yer almasıdır. Aynı şekilde, finansman konusunda Çin devleti doğrudan inisiyatif almaktadır. Projelerde özel şirketlerin yer alıp almayacağını, Çin’le projelerde partnerlik kuracak ülkelerin tutumunun belirleyeceği ön görülmektedir. Ancak Pakistan ve Myanmar örneklerinde görüldüğü üzere, böyle bir durum henüz yaşanmamıştır.

Girişim kapsamında şimdiye kadar gerçekleşen eylemler göz önüne alındığında, finansmanı için kurulan altyapının yalnızca projeler için sermaye oluşturulması hedefini değil aynı zamanda alternatif bir gelişme modeli sunduğu da bazı uzmanlar tarafından dillendiriliyor. Özellikle Türkiye’nin de ortak olduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası “Kuşak ve Yol coğrafyası”nda birçok yatırım projesi yürütüyor. “IMF’ye rakip bir aktör” olarak görmek için henüz çok erken olsa da faaliyetlerinin tüm dünyada yakından izlendiği bir gerçek.

Kaynakça

[1]   Caixin, “SOEs Lead Infrastructure Push in 1,700 ‘Belt and Road’ Projects,” Mayıs 9, 2017, https://goo.gl/FCbVeC.

[2]  Tian Jinchen, “One Belt and One Road: Connecting China and the World”, McKinsey&Company, Temmuz 2016. https://goo.gl/zvQB4Q.

[3]  James Kynge, “How the Silk Road plans will be financed,” Financial Times, Mayıs 10, 2016, https://goo.gl/ZKMidP.

[4]  Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu ve bu ülkelerin baş harflerinin bir araya gelmesiyle adını alan işbirliği mekanizması BRICS olarak adlandırılıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı